İsraf Sebepleri Nelerdir? Geçmişten Günümüze Bir Bakış Bir tarihçi olarak geçmişi anlamaya çalışırken, en büyük zorluklardan biri, insanlar arasındaki davranışların zaman içinde nasıl evrildiğini keşfetmektir. İnsanlık, binlerce yıl boyunca kaynakları sınırlı, yaşamı zorlu bir şekilde geçirdi. Ancak, günümüzde daha fazla maddi imkan ve teknolojiyle donanmış bir dünyada, israf gibi bir kavram hala tüm toplumlarda yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Geçmişteki kıtlıklar ve savaşlar, insanları kaynakları verimli kullanmaya zorlarken, günümüzde ise bu sorunun temelleri daha farklı sebeplere dayanıyor. Peki, israfın sebepleri nelerdir? Bu sorunun cevabını geçmişten günümüze tarihsel bir perspektifle ele alalım. Geçmişte İsrafın Sebepleri İsraf, tarihin farklı dönemlerinde toplumsal…
8 YorumEtiket: bir
Irdele Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikoloğun Merakı Bir psikolog olarak, insanların günlük yaşamlarındaki en basit kelimelerin dahi çok daha derin psikolojik anlamlar taşıyabileceğini fark etmek beni her zaman etkilemiştir. “Irdele” kelimesi, hepimizin zaman zaman kullandığı, ancak altında yatan duygusal ve bilişsel süreçleri çok az sorguladığımız bir kelime olabilir. Peki, “irdelenmek” ne anlama gelir? İrdelemenin psikolojik olarak bize neler hissettirdiğini hiç düşündünüz mü? Bu yazıda, kelimenin sadece anlamını değil, aynı zamanda insan psikolojisi üzerindeki etkilerini de derinlemesine inceleyeceğiz. İrdelenmek: Ne Anlama Gelir? Türkçeye Arapçadan geçmiş olan “irdelenmek” kelimesi, bir şeyin ya da bir durumun…
4 YorumKarşılıklılık İlkesi Nedir Psikoloji? Geleceğin İnsan İlişkilerini Şekillendiren Görünmez Güç Hiç fark ettiniz mi? Biri size küçük bir iyilik yaptığında içten içe “Ben de bir şekilde karşılığını vermeliyim” diye hissedersiniz. Ya da biri size soğuk davrandığında siz de mesafenizi korumak istersiniz. İşte bu basit gibi görünen davranışların ardında, insan ilişkilerinin görünmez yasası yatıyor: Karşılıklılık ilkesi. Geleceğin toplumunda, yapay zekâların kararlarından küresel iş birliklerine kadar uzanacak kadar derin bir etkiye sahip olabilecek bu psikolojik prensibi gelin birlikte keşfedelim. — Karşılıklılık İlkesi Nedir? Psikolojide Temel Bir Sosyal Kural Karşılıklılık ilkesi, en temel hâliyle, insanlar arasında yapılan eylemlerin benzer bir eylemle karşılık bulması…
8 YorumKarınca Acı Hisseder Mi? Geleceğe Dair Vizyoner Bir Bakış Karıncalar, doğanın en ilginç ve organizasyonlu yaratıkları arasında yer alır. Onları günlük hayatımızda sıklıkla görürüz, ancak çoğumuz, bu minik canlıların iç dünyalarına dair derinlemesine bir anlayışa sahip değiliz. Karıncaların acıyı hissedip hissetmediği sorusu ise oldukça karmaşık bir konu. Bu soruyu sadece biyolojik bir bakış açısıyla ele almakla kalmayıp, gelecekteki etkilerini ve bu keşiflerin doğurabileceği toplumsal sonuçları da göz önünde bulundurmalıyız. Karıncaların acıyı hissedip hissetmediği, sadece bilimsel bir soru olmanın ötesine geçebilir ve etik, toplumsal ve çevresel düzeyde önemli sonuçlar doğurabilir. Gelin, bu merak uyandırıcı soruyu farklı perspektiflerden, geleceği ve toplumu nasıl…
8 YorumKartezyen Kim? Akıl Çağının Öncüsüne Yolculuk Gelin birlikte bir yolculuğa çıkalım… Düşüncenin, aklın ve sorgulamanın ışığında, yüzyıllar öncesine gidelim. Belki adını okul sıralarında duydunuz, belki de “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözünü bir yerlerde işittiniz. İşte bu sözün sahibi, modern felsefenin babası olarak anılan kişi: René Descartes, yani bizde bilinen adıyla Kartezyen. Peki kimdir bu Kartezyen? Neden onun fikirleri hâlâ konuşuluyor? Ve nasıl oldu da düşünce tarihinde bir dönüm noktası yarattı? Bir Dönemin Çocuğu: René Descartes’ın Hayatına Kısa Bir Bakış René Descartes, 1596 yılında Fransa’nın küçük bir kasabasında dünyaya geldi. Zayıf bünyesi nedeniyle çocukluğunun büyük bir kısmını hastalıklarla mücadele ederek geçirdi. Bu…
8 YorumSes Bilimi Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir Bulmaca Kelimeler, insan ruhunun derinliklerinden çıkarak dış dünyaya yansıyan birer yansıma gibidir. Bir edebiyatçı için, dil sadece bir iletişim aracı değil, evreni anlamlandıran, varlıkla ilgili düşünceleri şekillendiren ve insanı insan yapan bir araçtır. Her kelimenin kendi içinde bir ahengi, bir melodisi vardır. Aynı zamanda ses, kelimenin ruhudur, onun hayat bulmuş halidir. Peki, sesin gücü ve etkisi, edebi dünyada nasıl şekillenir? Ses bilimi, dilin bu gizemli yapısını anlamaya çalışan bir bilim dalıdır ve aslında edebiyatın en temel yapı taşlarından biriyle, yani sesle olan ilişkisinin derinliklerine inmeyi amaçlar. Bu yazıda, ses bilimi ile edebiyatı, kelimelerin gücünü…
8 YorumKarbondioksit Nerelerde Bulunur? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir İnceleme Hayatta en çok karşımıza çıkan şeylerden biri aslında en az düşündüğümüz şeydir: karbondioksit. Soluduğumuz havada, içtiğimiz gazlı içeceklerde, bitkilerin büyümesinde, hatta iklim krizinin temelinde… Peki bu görünmez gaz nerelerde bulunur ve neden bu kadar önemlidir? Bu yazıda yalnızca kimyasal gerçeklere değil, aynı zamanda bu konuya farklı gözlerle bakan insan yaklaşımlarına da odaklanacağız. Çünkü bazen bir gazı anlamak, sadece formülünü bilmekten değil, onun toplum ve doğa üzerindeki etkilerini farklı bakış açılarıyla değerlendirmekten geçer. Karbondioksit Nedir? Kısa Bir Bilimsel Tanım Karbondioksit (CO₂), bir karbon ve iki oksijen atomundan oluşan, renksiz ve kokusuz bir…
8 YorumHüzzam Şarkılar Hangileridir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümleme çabamda müzik, duyguların ve zihinsel süreçlerin bir yansıması olarak her zaman özel bir yer tutar. Müziğin insan ruhu üzerindeki etkisi, çok derin ve çok yönlüdür. Bazı şarkılar, dinleyiciyi rahatlatırken, bazıları ise duygusal bir yoğunluğu tetikler. Hüzzam şarkılar ise tam olarak bu kategoridedir. Peki, bu şarkılar neden bu kadar etkileyici? Hüzzam, bir tür müziksel üslup olarak tanımlanabilirken, aslında bir duygu hali yaratma gücüne sahip derin bir psikolojik öğedir. Bu yazıda, hüzzam şarkılarının bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojik boyutlarını ele alarak, neden bu kadar içsel bir etki yaratabildiklerini keşfedeceğiz.…
4 YorumGözü Üstünde Olmak Ne Anlama Gelir? Gücün, Denetimin ve Görünürlüğün Siyaseti Bir Siyaset Bilimcinin Bakışıyla Başlangıç Toplumun damarlarında dolaşan en sessiz ama en güçlü unsur “göz”dür. Gözetleyen, denetleyen, kontrol eden bu “göz” kimi zaman devletin, kimi zaman toplumun, kimi zaman da bireyin kendi iç dünyasının ürünüdür. Gözü üstünde olmak ifadesi, sadece bireysel bir tedirginlik değil; iktidar, meşruiyet ve toplumsal düzen arasındaki kırılgan ilişkinin metaforudur. Peki, bu göz kime aittir? Kimin adına bakar, kimin adına yargılar? İktidarın Gözü: Görünürlük ve Kontrol Michel Foucault’nun Panoptikon kavramını hatırlayalım: birey, her an gözetlenme ihtimaliyle kendi davranışlarını düzenler. Gözü üstünde olmak, işte bu iktidar ilişkilerinin…
6 YorumGöz Derecesi En Az Kaç Olur? Öğrenmenin Işığında Görmenin Pedagojik Yansımaları Bir eğitimci için her öğrencinin dünyaya bakışı farklıdır. Kimisi satır aralarındaki anlamları sezgisel olarak görür, kimisi ise gözlüğünü düzeltmeden tahtadaki yazıyı seçemez. Fakat her iki durumda da, öğrenme bir “görme” eylemidir. Öğrenmek, sadece gözle yapılan bir algılama değil; zihnin, kalbin ve deneyimin ortaklaşa kurduğu bir farkındalıktır. Bu yüzden “Göz derecesi en az kaç olur?” sorusu sadece bir tıbbi sorudan ibaret değildir; aynı zamanda “İnsanın görme biçimi nasıl şekillenir?” sorusunu da içinde taşır. Görmenin Biyolojik Temeli: Göz Derecesi Neyi İfade Eder? Göz derecesi, tıpta refraksiyon kusuru olarak adlandırılan kırma hatalarını…
8 Yorum