Veba Maskesi Neden Karga Şeklinde? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme
Veba maskesinin karga şeklinde tasarlanmış olması, tarihsel olarak ilginç bir sembolizm taşır. Ancak bu soruya baktığımızda sadece maskenin tarihine değil, aynı zamanda bu maskenin toplumda nasıl algılandığına, nasıl şekillendirildiğine ve hangi gruplar tarafından daha fazla etkilendiğine dair daha geniş bir bakış açısı kazanabiliriz. Veba maskesi neden karga şeklinde? sorusunun ardında, hem toplumsal cinsiyet, hem de sosyal adaletle ilgili derin anlamlar yatar. Bu yazıda, sokaklarda gördüğüm manzaralardan yola çıkarak, veba maskesinin karga şeklinde olmasının toplumsal yapılarla olan ilişkisini keşfedeceğim.
Veba Maskesinin Karga Şeklinde Olmasının Tarihsel Bağlamı
Veba maskesinin, özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da, doktorların bulaşıcı hastalıkları tedavi etmeye çalışırken kullandığı bir tür koruyucu giysi olduğu bilinir. Maskenin karga şeklinde tasarlanmasının temel nedeni, o dönemde hekimlerin maske içine bitkisel ve kokulu maddeler yerleştirerek, kötü havayı (ya da “miasma”yı) uzaklaştırmaya çalışmalarıydı. Karga gagası şeklindeki tasarım, uzun zamandır hastalıkları taşıyan kötü kokuları (veya hastalığı) simgeleyen bir sembol haline gelmişti. Ancak bu maske, sadece hastalıkla değil, o dönemdeki toplum yapısıyla da ilgili önemli mesajlar içeriyordu.
Toplumsal Cinsiyet ve Veba Maskesi
Veba maskesinin tarihsel anlamına geri dönerken, toplumsal cinsiyet perspektifinden de incelemek önemli. O dönemdeki hekimler, genellikle erkeklerden oluşuyordu. Tıbbın egemenliği ve doktorluk mesleği, toplumsal olarak erkeklere ait bir alan olarak kabul ediliyordu. Bu maskelerin, erkek hekimlerin toplumsal imajını güçlendiren, onların bilgi ve güç sahibi olduklarını simgeleyen bir araç olduğunu söylemek mümkün.
İstanbul gibi büyük şehirlerde, toplumsal cinsiyet rollerinin hala güçlü bir şekilde işlediği gözlemleniyor. Kadınların, özellikle pandemi gibi sağlık krizlerinde, genellikle bakım veren rollerine itilmesi ve buna karşılık erkeklerin “bilgi”yi temsil etmesi, aslında bu tarihsel maskenin toplumsal cinsiyetle olan bağlantısını günümüzde hala izlediğimiz bir örneğe dönüştürüyor.
Sokakta gördüğüm manzaralar da bu temayı pekiştiriyor. Kadınlar genellikle daha fazla evde kalmakla yükümlü, ailedeki bakım işleri ve çocuk bakımı gibi “görünmeyen” işlerle meşgul edilirken, erkekler ofislerde, maskelerin ardında bilgilerini sergileyebilecekleri “kamusal” alanda yer alıyor. Veba maskesinin karga şeklindeki tasarımı, hem tarihsel olarak erkek egemenliğini yansıtırken, aynı zamanda bu tür toplumsal normları da hatırlatıyor.
Çeşitlilik ve Veba Maskesi
Veba maskesi, toplumdaki çeşitliliğin farklı yüzlerine de ışık tutuyor. Maskenin karga şeklinde olması, sadece hastalıktan korunmayı değil, aynı zamanda belirli bir sınıfın imajını ve toplumda konumlanışını simgeliyor. Mesela, bu maskenin özellikle yüksek statülü hekimler tarafından giyildiği bir dönemde, toplumun geri kalanına kıyasla belirgin bir güç ayrımı vardı. Maskenin tasarımında kullanılan gagalar, toplumsal sınıflar arasındaki farkları, hatta yoksulluk ve zenginlik arasındaki uçurumu da sembolize ediyordu.
Bugün de çeşitli toplumsal grupların maske kullanımına farklı şekillerde yaklaşımları, bu tarihsel bağlamı günümüze taşıyor. Pandemi döneminde, bazı grupların maskeleri sadece bir sağlık önlemi olarak görmek yerine, bir “güvenlik” simgesi olarak algıladıklarını gözlemledim. Maskeler, bazen bir statü simgesine, bazen de maruz kalınan toplumsal baskılara karşı bir savunmaya dönüştü. Sokakta gördüğüm maskeli insanlar arasında, düşük gelirli mahallelerden gelenlerin maskelerini daha az titizlikle taktıklarını, daha pahalı markaların maskelerinin ise şık birer aksesuara dönüştüğünü fark ettim. Veba maskesi de o dönemdeki sınıfsal ayrımı yansıtan bir nesne olarak yeniden şekilleniyor.
Sosyal Adalet Perspektifinden Veba Maskesi
Sosyal adalet perspektifinden baktığımızda, veba maskesinin karga şeklinde olması, sadece bir estetik tercih değil, toplumsal eşitsizlikleri derinleştiren bir sembol haline gelebilir. Herkesin eşit şekilde korunmadığı bir dünyada, maskelerin kullanımı da sınıf, cinsiyet ve etnik kimlik gibi faktörlerden etkileniyor. Pandemi sürecinde, sağlık hizmetlerine erişim, kadınların evdeki yükleri, yoksulluk ve ırkçılık gibi faktörler, sosyal adaletin nasıl ihlal edildiğini gözler önüne serdi.
Örneğin, pandemi sırasında İstanbul’un farklı semtlerinde yaşayan insanlarla yaptığım sohbetlerde, sağlık hizmetlerinin eşit şekilde dağıtılmadığını ve bu hizmetlere erişim için maddi gücün önemli bir faktör olduğunu sıkça duyduğum bir konu oldu. Yoksul mahallelerde yaşayan insanların, yeterli sağlık korumasına sahip olamadığı ve maskeleri bulmakta zorlandığı bir gerçekti. Veba maskesinin tasarımında yer alan “gaga”lar, bir dönemin gücü ve elitizmini yansıttığı gibi, günümüzde de sağlık hizmetlerine erişim konusunda sınıflar arasındaki uçurumu simgeliyor.
Sonuç: Karga Maskesi ve Toplum
Veba maskesi, aslında sadece bir sağlık aracı olmanın ötesinde, toplumun derin yapısal eşitsizliklerini ve tarihsel normlarını taşıyan bir semboldür. Veba maskesi neden karga şeklinde? sorusunun cevabını ararken, bu maskenin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle olan ilişkisini daha net anlayabiliyoruz. Bugün, maskelerin ardında yatan toplumsal yapıları sorgulamak, sadece sağlıkla ilgili değil, aynı zamanda sosyal yapıları iyileştirmeye yönelik bir adım olabilir. Çünkü her bir maske, sadece virüsten korunmak için takılmıyor; aynı zamanda toplumun hangi kesimlerinin korunup hangi kesimlerinin ihmal edildiğine dair bir gösterge işlevi görüyor.